The Sedentary Hunters Of The Upper Tigris - Pre Pottery Neolithic Architecture in the Upper Tigris Basin in the Light of Gre Fılla Excavations Diclenin Kuzeyinde Yerleşik Avcılar - Gre Fılla Kazıları Işığında Yukarı Dicle Havzasında Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem Mimarisi
Gre Fılla, situated on the banks of the Ambar Stream, which feeds the upper Tigris River basin, was inhabited from 9300 BC to 7500 BC. This book examines the architecture of a hunter-gatherer community that settled north of the Upper Tigris. Along with its architectural tradition, all other cultural indicators attest to the existence of a highly developed society during this period. This advanced society planned its settlement in advance, with residences and monumental public structures generally renovated on-site.
Dicle Nehrini yukarı havzasını besleyen Ambar Çayı kenarına kurulmuş olan Gre Fılla, MÖ 9300’lerden MÖ 7500’lere kadar iskan edilmiştir. Bu Kitap yukarı Dicle’nin kuzeyine yerleşen bir avcı toplayıcı topluluğun mimarisini konu edinmiştir. Mimari geleneği ile beraber diğer tüm kültürel belirteçler bu dönemde oldukça gelişkin bir toplumun varlığını kanıtlamaktadır. Bu gelişkin toplum, yerleşimi genellikle yerinde yenilenen konutları ve anıtsal kamusal yapılarıyla önceden planlamıştır.
Gre Fılla, situated on the banks of the Ambar Stream, which feeds the upper Tigris River basin, was inhabited from 9300 BC to 7500 BC. This book examines the architecture of a hunter-gatherer community that settled north of the Upper Tigris. Along with its architectural tradition, all other cultural indicators attest to the existence of a highly developed society during this period. This advanced society planned its settlement in advance, with residences and monumental public structures generally renovated on-site.
Dicle Nehrini yukarı havzasını besleyen Ambar Çayı kenarına kurulmuş olan Gre Fılla, MÖ 9300’lerden MÖ 7500’lere kadar iskan edilmiştir. Bu Kitap yukarı Dicle’nin kuzeyine yerleşen bir avcı toplayıcı topluluğun mimarisini konu edinmiştir. Mimari geleneği ile beraber diğer tüm kültürel belirteçler bu dönemde oldukça gelişkin bir toplumun varlığını kanıtlamaktadır. Bu gelişkin toplum, yerleşimi genellikle yerinde yenilenen konutları ve anıtsal kamusal yapılarıyla önceden planlamıştır.