The first academic studies in the field of cuneiform in Turkey began with the establishment of the Faculty of Language, History, and Geography. Established with Atatürk's special interest and instruction, this Faculty was a first and crucial step toward introducing Turkish society to scientific fields not yet explored within the academy. Among the first departments opened was Sumerology, the foremost discipline within the field of cuneiform. At that time, there were great expectations for this field to illuminate the history of civilization. Indeed, taking courses on relevant subjects from invited foreign experts and searching for traces of ancient Anatolian and Mesopotamian tribes in written documents generated great excitement within the academic community and society as a whole. Initiated by B. Landsberger, the founder of the Department of Sumerology, cuneiform studies within the Turkish academy developed over time with the significant contributions of Turkish scholars. Experts such as E. Bilgiç, K. Balkan, K. Yalvaç, M. Tosun, H. Sever, C. Günbattı, and S. Bayram have conducted significant research in the field of Sumerology/Assyriology. Prof. Dr. Salih Çeçen has taken courses from some of these scholars and has also conducted joint projects with others. Prof. Çeçen has become a recognized figure in both the national and international community for both his museum archival work and his academic publications. Çeçen, who has earned a respected place in Turkish academic circles for the students he has trained in the fields of Sumerology/Assyriology and ancient history, continues his professional research. In particular, his book, "Neo-Assyrian Tablets Found in Kahramanmaraş," co-authored with C. Günbattı, S. Çeçen, L. G. Gökçek, and F. Akyüz and published by the Turkish Historical Society in 2020, generated significant interest in the academic community. We extend our sincere thanks to all our colleagues who contributed to this book, prepared in honor of Prof. Çeçen. The Gift Book is divided into two main sections: "Articles on Philology and Archaeology" and "Articles on Ancient History." The articles in each section are listed alphabetically by author's surname.
Türkiye’de çivi yazısı alanındaki ilk akademik çalışmalar Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinin kurulması ile başlamıştır. Atatürk’ün özel ilgisi ve talimatı ile kurulan bu Fakülte, o zamana kadar henüz akademide açılmamış bilim alanları ile Türk toplumunun tanışmasını sağlamaya yönelik ilk ve çok önemli bir adım olmuştur. Açılan ilk kürsüler arasında çivi yazısı sahasının en başta gelen disiplini Sumeroloji de bulunuyordu ki, bu bilim alanından o yıllarda uygarlık tarihinin aydınlanması için büyük beklentiler söz konusuydu. Nitekim yurtdışından davet edilen yabancı uzmanlardan ilgili konularda dersler almak ve Eski Anadolu ve Mezopotamya kavimlerinin izlerini yazılı belgelerde aramak, akademi camiası ve bütün toplumda büyük bir heyecan yaratmıştı.Sumeroloji kürsüsünün kurucusu B. Landsberger’in başlattığı Türk akademisindeki çivi yazısı çalışmaları zaman içerisinde yetişen Türk akademisyenlerin de önemli katkılarıyla gelişmiştir. E. Bilgiç, K. Balkan, K. Yalvaç, M. Tosun, H. Sever, C. Günbattı ve S. Bayram gibi alan uzmanları Sumeroloji /Asuroloji sahasında önemli araştırmalar yapmışlardır. Prof. Dr. Salih Çeçen, adı sayılan bu akademisyenlerin bazılarından dersler almış; aralarından kimileri ile de ortak projeler yürütmüştür. Prof. Çeçen hem müze arşiv çalışmaları hem de akademik yayınları ile ulusal ve uluslararası camiada tanınır bir isim olmuştur. Sumeroloji /Asuroloji ve Eskiçağ tarihi sahalarında yetiştirdiği öğrencilerle, Türk Akademi çevrelerinde saygın bir yere sahip olan Çeçen, hâlen mesleki araştırmalarına devam etmektedir. Özellikle C. Günbattı, S. Çeçen, L. G. Gökçek ve F. Akyüz ile birlikte hazırladıkları ve 2020 yılında Türk Tarih Kurumunca basılmış olan “Kahramanmaraş’ta Bulunmuş Yeni Asurca Tabletler” adlı kitap çalışması, akademi çevresinde büyük bir yankı uyandırmıştır. Burada Prof. Çeçen onuruna hazırlanan bu armağan kitabı için yazı veren tüm meslektaşlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Armağan Kitabı “Filoloji ve Arkeoloji Konulu Makaleler” ile “Eskiçağ Tarihi Konulu Makaleler” olmak üzere iki ana bölüm halinde hazırlanmıştır. Her bölümdeki yazılar kendi içinde yazar soyadına göre alfabetik olarak sıralanmıştır.
The first academic studies in the field of cuneiform in Turkey began with the establishment of the Faculty of Language, History, and Geography. Established with Atatürk's special interest and instruction, this Faculty was a first and crucial step toward introducing Turkish society to scientific fields not yet explored within the academy. Among the first departments opened was Sumerology, the foremost discipline within the field of cuneiform. At that time, there were great expectations for this field to illuminate the history of civilization. Indeed, taking courses on relevant subjects from invited foreign experts and searching for traces of ancient Anatolian and Mesopotamian tribes in written documents generated great excitement within the academic community and society as a whole. Initiated by B. Landsberger, the founder of the Department of Sumerology, cuneiform studies within the Turkish academy developed over time with the significant contributions of Turkish scholars. Experts such as E. Bilgiç, K. Balkan, K. Yalvaç, M. Tosun, H. Sever, C. Günbattı, and S. Bayram have conducted significant research in the field of Sumerology/Assyriology. Prof. Dr. Salih Çeçen has taken courses from some of these scholars and has also conducted joint projects with others. Prof. Çeçen has become a recognized figure in both the national and international community for both his museum archival work and his academic publications. Çeçen, who has earned a respected place in Turkish academic circles for the students he has trained in the fields of Sumerology/Assyriology and ancient history, continues his professional research. In particular, his book, "Neo-Assyrian Tablets Found in Kahramanmaraş," co-authored with C. Günbattı, S. Çeçen, L. G. Gökçek, and F. Akyüz and published by the Turkish Historical Society in 2020, generated significant interest in the academic community. We extend our sincere thanks to all our colleagues who contributed to this book, prepared in honor of Prof. Çeçen. The Gift Book is divided into two main sections: "Articles on Philology and Archaeology" and "Articles on Ancient History." The articles in each section are listed alphabetically by author's surname.
Türkiye’de çivi yazısı alanındaki ilk akademik çalışmalar Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinin kurulması ile başlamıştır. Atatürk’ün özel ilgisi ve talimatı ile kurulan bu Fakülte, o zamana kadar henüz akademide açılmamış bilim alanları ile Türk toplumunun tanışmasını sağlamaya yönelik ilk ve çok önemli bir adım olmuştur. Açılan ilk kürsüler arasında çivi yazısı sahasının en başta gelen disiplini Sumeroloji de bulunuyordu ki, bu bilim alanından o yıllarda uygarlık tarihinin aydınlanması için büyük beklentiler söz konusuydu. Nitekim yurtdışından davet edilen yabancı uzmanlardan ilgili konularda dersler almak ve Eski Anadolu ve Mezopotamya kavimlerinin izlerini yazılı belgelerde aramak, akademi camiası ve bütün toplumda büyük bir heyecan yaratmıştı.Sumeroloji kürsüsünün kurucusu B. Landsberger’in başlattığı Türk akademisindeki çivi yazısı çalışmaları zaman içerisinde yetişen Türk akademisyenlerin de önemli katkılarıyla gelişmiştir. E. Bilgiç, K. Balkan, K. Yalvaç, M. Tosun, H. Sever, C. Günbattı ve S. Bayram gibi alan uzmanları Sumeroloji /Asuroloji sahasında önemli araştırmalar yapmışlardır. Prof. Dr. Salih Çeçen, adı sayılan bu akademisyenlerin bazılarından dersler almış; aralarından kimileri ile de ortak projeler yürütmüştür. Prof. Çeçen hem müze arşiv çalışmaları hem de akademik yayınları ile ulusal ve uluslararası camiada tanınır bir isim olmuştur. Sumeroloji /Asuroloji ve Eskiçağ tarihi sahalarında yetiştirdiği öğrencilerle, Türk Akademi çevrelerinde saygın bir yere sahip olan Çeçen, hâlen mesleki araştırmalarına devam etmektedir. Özellikle C. Günbattı, S. Çeçen, L. G. Gökçek ve F. Akyüz ile birlikte hazırladıkları ve 2020 yılında Türk Tarih Kurumunca basılmış olan “Kahramanmaraş’ta Bulunmuş Yeni Asurca Tabletler” adlı kitap çalışması, akademi çevresinde büyük bir yankı uyandırmıştır. Burada Prof. Çeçen onuruna hazırlanan bu armağan kitabı için yazı veren tüm meslektaşlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Armağan Kitabı “Filoloji ve Arkeoloji Konulu Makaleler” ile “Eskiçağ Tarihi Konulu Makaleler” olmak üzere iki ana bölüm halinde hazırlanmıştır. Her bölümdeki yazılar kendi içinde yazar soyadına göre alfabetik olarak sıralanmıştır.